Bu Blogda Ara

4 Kasım 2009 Çarşamba

BURDUR’DA DOĞAL ve KÜLTÜREL ÇEVRENİN KORUNMASI: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK; EKO-TURİZM; KÜLTÜREL MİRAS TURİZMİ BAĞLAMINDA POLİTİKA ÖNERİLERİ :ÜRDÜN ÖRNEĞİ



I. BURDUR SEMPOZYUMU
16-19 KASIM 2005



“BURDUR’DA DOĞAL ve KÜLTÜREL ÇEVRENİN KORUNMASI :
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK; EKO-TURİZM; KÜLTÜREL MİRAS TURİZMİ BAĞLAMINDA POLİTİKA ÖNERİLERİ”
“ÜRDÜN ÖRNEĞİ”



Doç.Dr. Mehmet TUNÇER

Şehir ve Bölge Yüksek Plancısı (ODTÜ),
Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilim Doktoru (AÜ-SBF)


ANAHTAR KELİMELER: Koruma, Sürdürülebilirlik, Turizm, Eko-Turizm, Kültürel Turizm, Planlama. (Conservation, Sustainability, Tourism, Eco-Tourism, Cultural Tourism, Planning)


I. GİRİŞ, KAPSAM

Bu çalışmada, Ürdün’de yer alan bazı eko-turizm ve kültürel turizm alanlarında; doğal ve kültürel değerlerin korunmasına yönelik yapılan çalışmaların bazıları aktarılacak, korumaya yönelik yapılmakta olan çalışmalar irdelenerek sürdürülebilir kalkınma ana fikri doğrultusunda öneriler geliştirilecektir.
Amaç; sürdürülebilir doğal ve kültürel/tarihsel çevre korunması, eko-turizm ve kültürel turizm bağlamında, Burdur için görüş ve öneriler geliştirilmesidir. Bu amaçla “Sürdürülebilirlik”, “Doğal Çevre”, “Kültürel/Tarihsel Çevre”, “Koruma”, “Eko-Turizm” kavramları üzerinde durulacaktır.

Hedefler :
a. Sürdürülebilir tarihsel çevre korunması için öneriler geliştirilmesi,
b. Sürdürülebilir doğal çevre korunması için öneriler geliştirilmesi,
c. Koruma ve Geliştirme için “Sürdürülebilir Turizm”, “Eko Turizm” bağlamında öneriler geliştirilmesi.

Bildiri sonucunda;
a. Burdur özelinde tarihsel, kültürel ve doğal çevre korumasının turizm ile bağlantılı olarak ele alınması,
b. Ürdün’de eko ve mimari miras turizmi örneklerinden yola çıkarak Burdur için görüş ve öneriler geliştirilmesi,
Amaçlanmaktadır.

II. EKOTURİZM TANIM VE NİTELİĞİ

Son yıllarda turizmin akıl almaz büyümesi ve çeşitlenmesi ile, turizm yatırımcıları “Eko-Turizmi” gelecek için dünya turizminin başlıca kaynaklarından biri olarak düşünmektedirler. Bu turizm türünün başlıca kaynağının “Doğal Çevre” olması, turizm yatırımcılarını doğal çevrenin korunması ve sürdürülebilirliği konularında düşünmeye zorlamaktadır.
“Sürdürülebilir Gelişim” hakkındaki uluslararası konferanslar, bildiriler, raporlar bu yaklaşımı önemle vurgulamaktadır. Bu çalışmalardan en önemlileri; “Ortak Geleceğimiz (Our Common Future)-Brutland Raporu”, “Sürdürülebilir Kalkınma için Rio Konferansı (Conference on Sustainable Development)’dir.
Bu uluslararası çalışmalar sonucunda “Eko-Etiket”, “Eko-Sertifika” gibi standartlar geliştirilmeye başlanmıştır. Ancak, günümüzde sadece bu standartları uygulayarak turizmin yoğun olarak kullandığı doğal çevreyi korumanın yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Genellikle kabul edilen nokta turizmin doğal çevre gözetilerek planlanması ve organize edilmesi gerekliliğidir. Öte yandan, ekonomik gelişme, refah ve sosyal gelişme de insanoğlunun başlıca önceliklerinden biridir. Doğal çevrenin sürdürülebilir korunması gerekliliği turizm yatırımcılarını uygulamalarını yeniden düşünmelerine ve turizm gelişim stratejilerine yeni yaklaşımlar getirmelerine neden olmuştur. Uluslararası kurum ve kuruluşlar (örneğin UNEP, World Tourism Organisation (WTO)- UN kuruluşu-) bilimsel yaklaşımlar ve “Yumuşak (soft) Turizm”, “Sürdürülebilir Turizm”, “Eko Turizm” vb kavramlar geliştirmişlerdir.

III.ÜRDÜN’DE BAZI DOĞAL ÇEVRE KORUMA ALANLARI (NATURAL RESERVES) ve EKO-TURİZM AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

III.1. Azraq, Shaumari ve Ajloun

III.1.1. Azraq Doğa Koruma Alanı




Azraq Reserve (Doğa Koruma Alanı) 1978 yılında oluşturulmuştur. Doğu Çölünde yer alır ve 12 kilometrekarelik bir alanı kapsar. Koruma alanına ulaşım kolay değildir, kamusal hiçbir toplu taşın aracı Azraq çevresine ulaşmamaktadır.

Amman’ın kuzeyinde yer alan Zarqa’dan bir otobüs servisi bulunmaktadır. Amman’ın doğusundan araç kiralanarak gidildiğinde, çok iyi bilinen bir başka kültürel turizm olgusu ile güzergah bütünleştirilebilir. Bunlar, Muwaggar yolu üzerinde yer alan ve Azraq’a ulaşan ana Bağdat otoyolu kavşağında yer alan ve “Çöl Kaleleri” olarak bilinen Qasr Hraneh (Kasır Hıraneh) ve Qasr Amra (Kasır Amra)’dır. Doğal koruma alanı Azraq al Janubi’ye yakın bir konumda, ve Azraq Kalesi’ne 3 km mesafededir.



Ürdün’de Amman Doğusunda Yer Alan Çöl Kaleleri

Azraq büyük olasılıkla en eski ve en çok bilinen doğal çevre koruma alanlarından biridir. Azraq kelimesi Arapça’da "Mavi" anlamına gelir ve suyun yeniden pompalanmasına başlandığı 1980’lerden sonra bu harika doğal kaynak "çölde parlayan mavi mücevher " olarak nitelendirilmiştir.
Suriye’nin Jebel Druze (Druze Dağı)’ndan sızan yer altı suları burada yer yüzüne çıkar ve eski rehber kitaplarına göre buranın çamurlu suları bir defasında yarım milyon göçmen kuş için barınma ve beslenme alanı haline gelir.
Son yıllarda, İrbid ve daha sonra da Amman’ın bu kesimden büyük miktarda su alması ile bu ortam dramatik olarak değişmiştir. Ve 1994’den sonra sulak alanın tamamı tahrip olmuştur. Neyse ki, son yıllarda aküfer Dissieh’de bulunan bir alternatif su kaynağı bu kentlere yönlendirilmiş ve sulak alana tekrar gerisin geriye suyun pompalanmasına başlanmıştır.



Birleşmiş Milletler Gelişim Programı (UNDP) ve Dünya Bankasının üyesi olan Dünya Çevre Fonu yardımı ile altı milyon dolarlık bir restorasyon proje fonu oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Halen 160’ın üzerinde kuş türü sulak alana dönmüştür.
Geçtiğimiz yıllarda bataklıklarda 347,000 kuş bulunmaktaydı. Koruma alanı günümüzde su bufalloları, mavi-boyunlu devekuşlarına, vahşi keçilere (nubian ibex), ve sayısız tür ve çeşitte dragon sivrisineklerine barınak vazifesi görmektedir.
Kıyıda ahşap yürüyüş yolları, kuş gözlem noktaları inşa edilmiş olup, ziyaretçilerin çölün ortasındaki bu koruma alanını gözleme ve yeşil/mavisinden rekreasyon amaçlı yararlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır.

Koruma Alanı girişinde ziyaretçiler için “Bilgilenme” merkezi oluşturulmuştur. Yakında aynı zamanda nadir bir arkeolojik sit alanı bulunmaktadır: Umeyye Dönemine (Umayyad period) bir baraj ilginç bir arkeolojik/doğal alandır. Güney Azraq yakınında konumlandırılan 5 adet iki odalı, şömineli salonu bulunan bungalov turizme açılmıştır.

Ürdün Kraliyet Doğal Çevre Koruma Kurumu (Royal Society for the Conservation of Nature (RSCN), Azraq ve Shaumari Doğa Koruma alanlarına gezi turları düzenlemektedir.

Broşürlerinde yer alan turlar :
• Ürdün’ün Nadir Kuşları Turu: 4 saat, 2 km dağ tırmanma yürüyüşü. Azraq sulak alanı ve Shaumari Reserve turu. Dürbün gereklidir ve tavsiye edilen ziyaret tarihleri Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Ekim, Kasım aylarıdır.
• Arap Geceleri Turu: 4x4 arazi vitesli araçlarla 2 saat koruma alanının vahşi yaşamını araştırmak, hayvanları gece ışık altında izlemek ve yıldız seyiri. (Rehberli, Maksimum 15 kişi)
• Define Avı Turu: 10 saatlik tur. Bu tur Shaumari ve Azraq Reserve ve çöl kalesi gibi farklı yerlerde gece yapılmaktadır. Amaç, gizli bir define keşfetmektir- el süslemesi ile dekore edilmiş devekuşu (Ostrich) yumurtası . Tüm mekanlar arası ulaşım 4x4 ciplerle. (Rehberli, maksimum 15 ve minimum 5 kişi)
• Druze & Cheshan Geleneksel Turu: 4 saatlik nefes kesen bir deneyim, geleneksel mutfağın ve yerel Druze yaşantı tarzının ve geleneklerinin gözlenmesi Yerel kabilelerin bir veya ikisinin hazırladıkları geleneksel yemeğin yenilmesi. (Rehberli, maksimum 10 kişi).

III.1.2. Shaumari

Büyük antiloplar (oryx- Family Bovidae, order Artiodactyla) Shaumari’de başarılı olarak yetiştirilen ilk hayvanlardan biridir.
Shaumari Reserve Alanı, 22 kilometrekarelik bir alanı kapsamakta ve doğa koruma alanları arasında en eskisidir. 1975 yılında tehlike altındaki türlerin beslenmesi ve bakımı amacıyla kurulmuştur.
Azraq’dan çok uzak değildir, Janubi’den 12 km çöle doğru konumlanmıştır. Popüler söylemler Shaumari alanını romantic hale getirdiyse de, gerçekte tamamen düz ve çok daha tozlu bir bölgedir (yukarıdaki fotoğrafa bakınız). Ziyaretçi merkezinde doğa koruma alanının serüveni anlatılmakta ve bir özel akülü araç (shuttle) 15 kişiyi serbestçe yaşamlarını sürdüren sürüleri ve türleri ziyarete götürmektedir. Aynı zamanda küçük bir piknik alanı ve çocuk oyun alanı da bulunmaktadır.
Shaumari’nin en büyük başarısı Antiloplardır. Özel bir beslenme programı başlatılmıştır, çünkü küçük yavruları besleyecek dişilerin bulunmadığı fark edilmiştir.
Önceleri az sayıda tür ile başlayan çalışma, geçtiğimiz yıllarda 200 hayvana kadar erişmiştir. Gerçekte, bu durum bir sorun olmaya başlamış, orijinal fakir vahşi hayatın içine salınmaları olmasına rağmen, yerel Bedevi (Bedouin) kabilelerinin reaksiyonel davranışları hayal kırıklığı yaratmıştır. 2002 yılı başlarında 20 civarında hayvan, koruma alanı denetçilerinin yönetimindeki Wadi Rum kesimindeki bir vadiye nakledildiler.
Shaumari’de beslenen diğer hayvanlar ise “onager” ( vahşi ass), “devekuşu” ve “ibex” veya “gazelle” dir (bu türlerin isimleri için lügate bak!)
Birçok ülke beslenme stokuna destek vermekte, ve beslenme programı, ziyaretçiler, küçük çocuklar ve okullar için popular bir küçük bir hayvanat bahçesi ile geliştirilmiştir. Burada, hayvanların izlenmesi amacıyla inşa edilmiş bir gözlem kulesi bulunmaktadır. Buradaki bazı vahşi yaşam türleri “Cape hare”, “red fox”, “gerbil” ve “striped hyena” ve vahşi kedidir.

III.1.3. Ajloun Reserve



Ajloun Reserve alanı 1988’de oluşturulmuştur ve 13 kilometrekare alanı kapsamaktadır. Ajloun yerleşiminin kuzeyinde yer alan, uzun Ain Zubia Vadisi çevresindeki yükseltileri içermektedir. Burası, Akdeniz ikliminin etkisi altında tepelik bir peyzaja sahip, ağırlıklı olarak meşe ve fıstık ağaçlarının koruluk oluşturduğu Ürdün’ün enden korunmuş alanlarındandır. 1988 yılında “ROEDEER ??” için beslenme programının başlatıldığı bir başka alanda kurulmuş, ancak sonraları 12 kilometre kuzeybatıya nakledilmiştir. Karavanları ile kamp yapanlar, çadır kurmak isteyenler ve piknik için gelenlere izin verilmektedir. Koruluklar, bir zamanlar bütün kuzey Ürdün’ü kaplayan orijinal ormanların kalıntılarıdır. Hisha’da, Cuma günleri özellikle yerel piknikçiler tarafından çok popüler olan Shobuk yakınındaki dağlık alanda yer alan ünlü arkeolojik yerleşme Petra yakınındaki koruluk alanlara benzer.
Ajloun Reserve birçok orman hayvanına ev sahipliliği yapar, bunlar arasında; porsuk, tilki ve vahşi yaban domuzunun az sayıda örnekleri, “büyük memeli”, “altın finch”, “kaplumbağa”, “kukuletalı karga” ve “alakarga” türlerinden tipik kuşlar yer alır.
Bahar aylarında, vahşi çiçeklerin bolca açması ile, renkli “anamenoslerin” ve vahşi kaya güllerinin sürüklendiği görülür. Koruma alanının çevresi, yerel olarak nesli tükenmek üzere olan “karaca” ya güvenle dolaşma olanağı sağlamak üzere tel ile güvenlik altına alınmıştır, fakat bazı köylerin yakın oluşu ve özel bazı küçük mülkiyetlerin alan içinde oluşu bu serbest bırakılma işlemin uygulanmasını engellemektedir. Ağaç kesimi, yasa dışı otlatma ve avlanma koruma alanının yönetiminde sorunlar oluşturmaktadır. Kraliyet Doğal Çevre Koruma Derneği (Royal Society of Conservation of Nature-RSCN) bu alana seçenek olacak bir başka doğa koruma alanı oluşturmayı istemektedir.

Zubia’daki ziyaretçi servisleri oldukça azdır, fakat bu servisleri geliştirmek için planlar yapılmıştır. Burada, orman şefliği yakınında basit bir kamp alanı oluşturulacak, 15 adet 4 kişilik çadır, duşlar ve tuvaletler yer alacaktır. Kamp alanı; meşe, fıstık çamı ve dağ çileği ağaçları içinde yer almakta ve çadırlar açık çim alanlarda yer almaktadır. Kamp alanı yer seçimi, koruma alanı ve çevresinin muhteşem manzara noktasıdır. Açık günlerde, West Bank (Batı Şeria) ve Suriye’nin karlarla kaplı Sheikh Dağı’nı görmek olasıdır.

Ajloun Reserve içinde iki yürüyüş yolu düzenlenmiştir.
• Manzara Noktaları Yolu : Bu 1-2 saatlik, 2 km.lik kısa yürüyüş yolu, kamp alanından, koruma alanına tepeden bakan yakındaki bir tepenin doruğuna ulaşmaktadır. Yolun çevresindeki arazi ilkbahar döneminde vahşi çiçekler bakımından zengindir. Doruk noktası kayalıktır ve çevrenin en güzel panaromik bir görüntüsü bulunmaktadır. Burası piknik için ideal bir noktadır. Kamp alanına çok uzak olmayan bir noktada taş malzeme ile yapılmış eski bir şarap fabrikası vardır. Geri dönüş yolu, bir meşe ormanından geçerek, bir patikaya ulaşmakta ve ziyaretçi merkezine geri dönmektedir.
• Orta büyüklükte tur yolu : Köy ziyaret tur güzergahı: Bu 3-4 saatlik, 8 km’lik güzergah yoğun meşe ormanından geçerek kamp alanından bir ring tur güzergahı oluşturur. Manzara vadisi (wadi) Orjan’ın yakınında bir kayalık bölgedeki kamp alanına ulaşır. Bu güzergahta; Sinar ve Ras Muneef köyleri ile Ajloun Kalesi, Mar Elias arkeolojik alanı ve Eshtafeena yerleşimi yer alır. Bu yürüyüş yolu (trail) manzaralı bir dağ sırası ile alt kotlardaki Rassoon köyünün harika manzarası görülebilmektedir. Yol güzergahı tepenin öte yanında da devam etmekte ve ziyaretçi merkezine yeniden ulaşmaktadır.

Günümüzde Ürdün’de bulunan “Doğa Koruma Alanları” (Nature Reserves) (Özel bir örnek olan Wadi Rum hariç):
• Mujib Doğa Koruma Alanı; Derin dar bir boğaz/geçit olan bu doğa korkuma alanı Ürdün dağlarından Ölü Denize akan bir akarsu barındırır.
• Dana Doğa Koruma Alanı (Nature Reserve): Değişik ve farklı vahşi yaşam türlerini barındıran dağlar ve vadiler sistemidir.
• Azraq Sulak Alan Koruma Alanı : Asya ve Afrika’dan göç eden kuşları çeken sulak bir alandır. Bataklık bir alan ve küçük bir gölü içeren bir bölgedir.
• Shaumari Doğa Koruma Alanı: Sürü halinde yaşayan antiloplar (Litocranius walleri), büyük boy antiloplar (Bovidae ailesi, sınıf Artiodactyla), deve kuşları (Struthio camelus) ve diğer yerli hayvan türleri bulunmaktadır.
• Kuzey-batı Ürdünde bulunan Ajloun Doğa Koruma Alanı (Natural Reserve)



IV. AMMAN – AJLOUN KONTROLLÜ KENTSEL GELİŞİM VE EKOTURİZM MASTER PLANI

Ürdün’ün % 90’i çöller ve bozkırlarla kaplıdır. Amman’ın 73 km kuzeyinde yer alan Ajloun Kalesi ve çevresindeki üç yerleşimi içeren alan; Ajloun (8522 nüfus), Ain-Jenna (9653 nüfus), Anjara (17 755 nüfus), “Turizm Alanı” ilan edilmiştir. Bu alanlar; Dünya Bankasından alınan kredi ile “Koruma Amaçlı” olarak planlanmıştır . Bir önceki bölümde açıklanan “Ajloun Reserve” alanının çok yakınında yer alan Planlama Alanı yaklaşık 1300 hektarlık bir kesimi içermekte ve benzer iklimse, flora ve fauna karakteristikleri göstermektedir.




Resim 1. AJLOUN KALESİ VE ÇEVRESİ


Ajloun Kalesi; “Quala’at-al-Rabadh”, 1184-85 yıllarında Salah el-Din al Ayyubi (Saladin) (Selahaddin Eyyubi) komutanın yeğeni Amir Izz al-Din Usama tarafından Haçlılara karşı yörenin savunulması amacıyla inşa edilmiştir.
Kale, 1200 metre yüksekliğinde ve tüm bölgeye hakim bir konumda yer almaktadır. Manzarasının Ortadoğu’nun en güzel manzarası olduğu, açık havalarda Ölü Deniz (Salt Lake), meşhur ve verimli Ürdün Vadisi, Batı Şeria ve Tiberias Gölünü gördüğü turizm broşürlerinde önemle vurgulanmaktadır.

Kale çevresindeki yerleşimler, Ürdün’ün en çok yağış alan kesiminde ve ancak % 1 oranında kalmış çam ve meşe ormanlarının içinde yer almaktadır. Hızlı bir kentsel gelişime sahiptir, ülkemizde de yer yer görüldüğü gibi plansız ve kontrolsüz gelişme, yeşil dokuyu (çam ormanları, zeytinlikler, meyve bahçeleri) tahrip etmekte, yüzlerce yıllık zeytinliklerin ya terk edilmekte, ya da yapılaşmaya açılmaktadır.



Ajloun Kalesi ve Çevresi Havadan Görünümü

25 yıl gibi kısa bir sürede, Ajloun’da % 86, Anjara’da % 135 ve Ain Janna’da ise % 107 gibi yüksek nüfus artışları yaşanmıştır. Bunun bir nedeni de, doğal güzellikleri yanı sıra yazları göreceli olarak serin mikro kliması ve yağış alması nedeni ile yayla olarak Ortadoğu ülkelerinden gelerek ev kiralayanların ya da yazlık edinenlerin bulunmasıdır.

Ajloun, Ain-Jenna ve Anjara yerleşimlerinin nüfus projeksiyonları, sürdürülebilir turizm amaçlı kentsel planlama çalışmalarına, sosyal ve teknik altyapı servislerinin gelecekteki gelişimine veri sağlamak ve yol göstermek amaçlı olarak hazırlanmıştır. 2015 Hedef yılı işgücü ve nüfus rakamları, 2005 ve 2010 aşamalarına yönelik olarak elde edilmiş ve “Ajloun Turizm Alanı Kontrollü Kentsel Gelişim ve Turizm Master Planı” planlama çalışmalarında girdi olarak kabul edilmiştir.
Planlanan yerleşim alanları Ürdün’ün en geri kalmış kesimlerinden biridir. Ayyubi Camisi, geleneksel çarşı kesimi ve çevresindeki tek tük de olsa günümüze kadar ulaşabilmiş yapılar, Osmanlı döneminde Ajloun ve çevresinin önemli bir yerleşim merkezi olduğunun göstergesidir.



Ajloun (Fotoğraf: Dr. Rami DAHER - Heritage Expert)



Ain Jenna (Fotoğraf: Dr. Rami DAHER - Heritage Expert)




Anjara (Fotoğraf: Dr. Rami DAHER - Heritage Expert)


Ancak, tarihsel çevre terk edilmiş ve çöküntü bölgesi niteliğinde bulunmaktadır. Geleneksel çarşı kesimleri, ülkemiz güney-doğu bölgesindeki geleneksel çarşı kesimlerini andırmaktadır. Ancak, yer yer daha sağlıksız, belediye hizmetlerinin hemen hemen hiç bulunmadığı, mekan kalitesinin çok düşük olduğu bir ortam bulunmaktadır. Ajloun’da aktif durumda olan; St. Gorgious, Dair Al Latin kiliseleri ile ve Anjara’da Latin, Roman, American kiliseleri kültürel turizmin önemli ögeleridir.

Her üç yerleşimin de temel özellikleri; Wadi Al-Tawaheen adlı tarihi su değirmenleri ile ünlü vadiye ve kaleye yönelik 800 - 1000 metre yüksekliğindeki yamaçlara yerleşmeleridir. Hemen her noktadan kale ve vadi manzarasın görülebilmesi eko-turizm açısından cazip olanaklar sunmaktadır.

Kuzey ve batıdan gelen serin, zaman zaman yağışlı rüzgarlara açık olması ve zeytin dahil her türlü meyve ve sebzenin yetiştiği verimli topraklar ile maki-çam ormanları ile çevrili olması da, eko-turizme yönelik çalışmalar için uygun bir mekansal potansiyellere sahip olduğunun göstergesidir.

Bu doğal güzelliklerin içinde; özellikle kent merkezleri plansız, bakımsız ve düzensiz görünümlü, trafik kargaşası ve gürültü, görüntü ve çevresel kirlilikler ile iç içedir. Ana yollara doğrudan açılan küçük sanayi, depolar, araç tamir ve bakım atölyeleri ulaşım sorunlarına ve kazalara yol açmaktadır.

Bölgede yer alan ve koruma altına alınması öngörülen kültürel turizm ve eko-turizm potansiyelleri :
1. Mar Elyas arkeolojik siti (Yakın çevrede onarılmakta olan Bizans Dönemine tarihlenen önemli bir kilise ve yerleşim kalıntısı)
2. Ajloun Kalesi (Alanın en önemli tarihsel ve arkeolojik anıt eseridir.)
3. Ayyubi Camii (Ajloun merkezinde yer alan, çevresinde geleneksel çarşı kesiminin yer aldığı anıtsal camidir.)
4. Sidi Bader Anıt Mezarı (Maqam) (Ajloun’da önemli bir dini ziyaret mekanıdır.)
5. Tarihsel Kina Ağacı (Ajloun kent merkezinde, eskiden çok sayıda olduğu söylenen ancak tek olarak kalmış bir anıt ağaçtır.)
6. St. Gorgeous Kilisesi (Ajloun’da hıristiyan azınlıklar tarafından halen kullanılan önemli bir anıtsal dini yapıdır.)
7. Mohammad al Ba’aj Anıt Mezarı (Maqam) (Ajloun’da önemli bir dini ziyaret mekanıdır.)
8. Su Değirmenleri Vadisi (Wadi Al-Tawaheen) (Ajloun – Kofrangeh arasında uzanan, Bizans dönemine kadar tarihlenebilen tarihsel su değirmenleri ile önemli doğal bitki dokusunun yer aldığı koruma altına alınması önerilen vadi).
9. Ain Al Qantarah Su Değirmeni (Wadi Al Tawaheen’de yer alan korunması gerekli tarihsel su değirmeni.)
10. Al Maqateesh Mahallesi konut kompleksi (Ajloun’un koruma altına alınması önerilen tarihsel konut dokusu.)
11. Al Rabadieyh Mahallesi konut dokusu (Ajloun’un Kaleye doğru çıkan yol üzerinde yer alan ve koruma altına alınması önerilen tarihsel konut dokusu.)
12. Eisawa konut dokusu (Ajloun’un koruma altına alınması önerilen tarihsel konut dokusu.)
13. Farah Library (Ajloun içinde çocuk kütüphanesine çevrilmiş geleneksel sivil mimarlık örneği)
14. Ajloun orman ve zeytinlik alanları (bunların büyük bir kısmının koruma altına alınması öngörülmüştür)


Planlama çalışmasının temel bileşenleri; “Kontrollü Kentsel Gelişim” ve “Turizm Ana Planı” olduğu için “Doğa Turizmi” (eko turizm) ve “Kültürel Turizm” üzerinde ağırlıklı olarak durulmuş ve bu turizme uygun mekanlar saptanarak planlanmıştır. Doğa turizmi ve kültür turizminin gelecekte öne çıkacağı hazırlanan SENARYO’LARDA vurgulanmış, “Sürdürülebilir Turizm” ile “Koruma” dengesinin kurulması ve öncelikle yerleşmelerin altyapılarının iyileştirilmesine, yayalaştırma ve çeşitli doğa ve kültür onarım projelerine ağırlık verilmesi öngörülmüştür.

Kentlerin gelişimini verimli vadilerden serin ve ormansız yamaçlara çekerek, “Teras evler” gelişimi öngörülmüş, daha manzaralı ve havadar yerleşimler olarak buraların yerel yönetimler eliyle geliştirilmesine yönelik kararlar geliştirilmiştir .




AJLOUN TURİZM ALANI YEŞİL SENARYO



AJLOUN TURİZM ALANI KONSEPT PLAN

V. SONUÇ VE ÖNERİLER :

V. 1. ÜRDÜN DENEYİMİNDEN ÇIKARILABİLECEK SONUÇLAR :

Ürdün’de eko-turizm ve kültürel turizm alanlarının bir kısmının irdelendiği, Amman’a 80 km mesafede yer alan Ajloun Kalesi çevresinde yer alan Ajloun, Ain Jenna ve Anjara yerleşimleri için hazırlanan “Kontrollü Kentsel Gelişim ve Eko-Turizm Master Planı” incelenerek değerlendirildiğinde, özellikle Dünya Bankası yaklaşımı olarak;

1. Eko-turizm ve kültürel turizmin giderek yoğun bir şekilde talep
gördüğü, bu talebi “Sürdürülebilir Turizm” ilkeleri doğrultusunda karşılamaya yönelik olarak “Sürdürülebilir Koruma-Geliştirme Plan ve Projeleri”nin hazırlanmakta olduğu,

2. Turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi hedeflenirken, “DOĞAL”ve
“TARİHSEL/KÜLTÜREL” çevrelerin korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak “VİZYON”, “SENARYO” ve “STRATEJİ ve POLİTİKALAR” ın geliştirildiği,

2.1. VİZYON : Tarihsel/kültürel değerlerin (arkeolojik, kentsel, tarihsel koruma alanları), doğal değerlerin gelecek kuşakların gereksinimlerini de karşılayacak şekilde korunması ve geliştirilmesi, “Sürdürülebilir Turizm” ilkelerinin oluşturulması,

2.2. SENARYO : Kent ya da bölge için oluşturulan “Vizyon”’u gerçekleştirmeye, koruma ve geliştirmeye yönelik tüm olumlu ve olumsuz olasılıkları dikkate alan, mekansal (fiziki), sosyo-kültürel ve ekonomik varsayımların geliştirilmesi,

2.3. STRATEJİ ve POLİTİKALAR: “Sürdürülebilir Koruma” ve “Sürdürülebilir Turizm” için belirlenen Vizyon’u gerçekleştirmeye yönelik olarak seçilen Senaryo’ya ulaşmak için belirlenen, uygulamaya yönelik mekansal ya da mekansal olmayan kararların oluşturulması.

3. Vizyon, Senaryo, Strateji ve Politikaların geliştirilmesi sonucunda “Eko-Turizm” ve “Kültürel Turizm” ağırlıklı “Koruma – Geliştirme Amaçlı Planlama” çalışmaları yapıldığı,

4. Koruma-geliştirme planlama çalışmalarının, kendi içinde doğrudan uygulamayı hedefleyen bir çok “Özel Proje Alanı”, (ya da Kamu Proje Alanı, Kentsel Tasarım Alanı, Eylem Projeleri – Action Projects) içerdiği,

5. Bu projelerin; mekansal (fiziki; kent mekanına, doğal çevre alanına yönelik) ya da; fiziki olmayan (sosyal, ekonomik, organizasyonel, altyapıya ilişkin vb) “eylem projeleri” olarak ele alınıp uygulamaya konduğu,

6. Ülkede; doğal ve tarihsel/kültürel koruma alanlarında eko-turizm ve kültürel turizm konularında, Vizyon, Senaryo, Strateji ve Politikalar geliştiren ve uygulamaya koyan başlıca kurum ise “Turizm ve Antikiteler Bakanlığı (Ministry of Tourism and Antiquties)” dir. Bu Bakanlık yanı sıra RSNC (Royal Society of National Conservation), Jordan River Foundation (JRF) gibi sivil toplum kuruluşlarının da taşınır ve taşınmaz doğal ve kültürel varlıkların korunmasına yönelik çalışmalar yaptığı gözlenmiştir.
V.2. BURDUR’DA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK; EKO-TURİZM; KÜLTÜREL MİRAS TURİZMİ BAĞLAMINDA POLİTİKA ÖNERİLERİ

VI.2.1. 1/100 000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANINDA:

Ülkemizde bu ölçek, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 1/100 000 Ölçekli çevre Düzeni Planları, Coğrafi Bilgi Sistemleri oluşturulacak şekilde ele alınmaktadır. Bu ölçeğin; Burdur, Isparta ve Antalya’yı da içine alacak bir “Alt Bölge” planlaması olarak “STRATEJİLER”, “MAKRO HEDEF ve KARARLAR” içeren bir planlama ölçeği olarak düşünülme zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu plana diğer tüm planların “ANAYASASI” olarak bakılabilir.

Burdur İli planlamasında doğal ve kültürel değerlere yaklaşım nasıl olmalı?

Hazırlanacak 1/100 000 ve 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planları’nın AMACI ;
• İl’in planlama hedef ve stratejilerini belirlemek,
• İl’in doğal, tarihsel ve kültürel değerlerini koruyarak; farklı sektörlerin gelişme hedeflerini, sürdürülebilirlik bağlamında sağlıklı bir çevrede geliştirmek,
• Alt ölçeklerde hazırlanacak her türde fiziksel planlara girdi olacak planlama kararlarının temelini oluşturmak,

Olmalıdır. Bu planda yer alması öncelikli konular ise;

a. KENTLEŞME ve SEKTÖREL GELİŞMELERE İLİŞKİN GENEL KONULAR:
• Burdur İli 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı; Ana Plan; Kentsel Gelişme Bölgesi,
• Kentsel Gelişme Alt Bölgesi, Kıyı Kesimi Kentsel Gelişme Alt Bölgesi, İlçe Planlama Alt Bölgesi, Özel Planlama Bölgesi, Planlı Kentsel Alan,

b. KONUT ALANLARI :
• Kentsel Yerleşme Alanları, Mevcut Konut Alanları, İrdelenecek Konut alanları,
• Kırsal Yerleşme Alanları,

c. TURİZM ve REKREASYON ALANLARI :
• Turizm Özel Planlama Alanları, Günübirlik Turizm Tesisleri, Piknik ve Eğlence (Rekreasyon) Alanları,

d. SANAYİ / ÇALIŞMA ALANLARI :
• Organize Sanayi Bölgeleri, Küçük Sanayi Bölgeleri, İrdelenecek Sanayi ve/veya Küçük Sanayi Alanları, Tasfiye Edilecek sanayi Tesisleri,

e. TARIM ALANLARI :
• Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar, Özel Mahsul Alanları, Diğer Tarım Alanları,
• Tarımsal Sanayi Tesisleri, Tarımsal Yapı, Tarımsal Depolama,
f. SU HAVZALARI :
• Su Toplama Havzası, Su Kaynakları, Su Kaynakları Koruma Kuşakları, Su Ürünleri Tüketim Alanları, Yer altı Su Kaynakları,

g. TAŞINMAZ KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARI :
• Taşınmaz Kültür Varlıkları, Taşınmaz Tabiat Varlıkları, Kentsel Sit, Tarihi Sit, Arkeolojik Sit, Tabii (doğal) Sit, Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı, Tabiatı Koruma Alanı,

h. KURUMSAL YAPI :
• İlgili Kurum ve Kuruluş, İlgili İdare, Bakanlık,

ı. GELİŞME İLKELERİ :

• Kentsel gelişme alanları, “Doğal ve tarihsel çevreleri“, “Tarım Topraklarını” koruyacak biçimde “Dengeli olarak” , “İlgili Yasa ve Yönetmelikler Uyarınca” ve hazırlanacak “Ana Plan” lar uyarınca geliştirilmelidir.


V.2.2. TARİHSEL ÇEVRE :

Burdur şehir içinde, tarihsel kimliğin korunması gereken yerleşmelerde ve yakın çevresinde, nüfus artışı ve yığılmalara neden olacak kararların alınması önlenmelidir. Kentsel gelişme alanlarında hizmet sektörüne yönelik kullanımlar ile turizm ve sanayi desteklenmeli, ancak, tarihsel yerleşim bölgelerinin kimlikleri korunmalıdır. Tarihsel kasaba ve kırsal yerleşimlerin mevcut tarihi ve turistik kimliği geliştirilmeli ve geleneksel dokunun korunabilmesi amacı ile hiçbir türde ve ölçekte sanayinin oluşmasına izin verilmemelidir.

V.2.3. İDARELERİN, KURUM VE KURULUŞLARIN KORUMA, GELİŞTİRME, PLANLAMA İLKELERİ AÇILARINDAN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

V.2.3.1. VERİMLİ TARIM TOPRAKLARININ ve ÖZEL MAHSUL ALANLARININ KORUNMASI :

Ovaların korunması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlar, ilgili idareler ve üniversitelerin ilgili birimlerinin katılımıyla, Valinin başkanlığında bir “Komisyon” kurulması önerilmektedir. Söz konusu Komisyonda koruma kararları ve yasal olanakların ilgili kurum ve kuruluşlara verdiği görev ve sorumluluklar irdelenecek ve uygulamada kurum ve kuruluşlar arası eşgüdüm sağlanacaktır.

Özel Mahsul Alanları’nın üniversite, valilik ve ilgili belediyelerin işbirliği ile saptanmasına yönelik çalışmalar yapılması, saptama işleminden sonra bu alanların geliştirilmesi ilgili yasal ve teknik önlemlerin alınması gereklidir.



V.2.3.2. SULAMA ANA PLANI :

Toprak sınıflarındaki tarımsal niteliğin ve tarımsal verimliliğin arttırılması amacıyla DSİ ve Köy Hizm. Gn.Md. ‘ce hazırlanan “Sulama Projeleri” ve bu projeler uyarınca yapılacak göletlerin, Çevre Düzeni Planı’nda öngörülen gelişme stratejileri doğrultusunda, öncelikleri belirlenmeli; Valilikçe BURDUR İLİ SULAMA ALANLARI ile ilgili ANA PLAN hazırlanmalıdır.

V.2.3.3. İÇME SUYU KAYNAKLARININ KORUNMASI ve BURDUR İLİ İÇME VE KULLANMA SUYU ANA PLANI :

İldeki içme suyu kaynaklarının korunması amacıyla ilgili belediye ve DSİ Gn. Md. İle birlikte öneriler ve bunları destekleyecek projeler oluşturulmalıdır.
ANA PLAN kırsal ve kentsel yerleşmelerde içme ve kullanma suyu gereksinimini karşılamak amacıyla, DSİ ve Burdur İli’ndeki su kaynaklarını kullanması olası diğer kuruluşlar ve Burdur Valiliği ile birlikte hazırlanmalıdır.

Ana Plan’a göre Burdur İli sınırları içindeki su kirliliğinin azaltılmasına yönelik ilgili kurum ve kuruluşlarca ”Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” çerçevesinde yapılacak çalışmaların belirlenmesi ve özellikle su kirliliğinin azaltılmasına ilişkin öncelikler ve önlemlere ilişkin görev ve sorumlulukların Valilik tarafından izlenmesi öngörülmüştür.

V.2.3.4. ORMANLARIN KORUNMASI ve GELİŞTİRİLMESİ :

Bu amaçla, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, Orman Bölge Müdürlüğü ve Milli Parklar ve Doğa Koruma Genel Müdürlüğü’nce geliştirme ve koruma amaçlı “BURDUR İLİ ORMAN, MİLLİ PARK VE AV – YABAN HAYATI KORUMA ANA PLANI”’nın Burdur Valiliği tarafından hazırlanması gereklidir. Bu alanlar “Sürdürülebilir Turizm” ilkeleri doğrultusunda planlanmalıdır.

V.2.3.5. KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ KORUNMASI ANA PLANI :

Burdur İli sınırları içerisindeki, kültür ve tabiat varlıklarının tam olarak belirlenmesini ve ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun il düzeyindeki genel koruma kararlarını belirleyen bir Ana Plan’dır.

V.2.3.6. DENETİM MEKANİZMASI :

Burdur 2020 yılı 1/100 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı (ÇDP) kapsamında;
• Hazırlanacak alt ölçek planların ve uygulamaların ilgili mevzuata ve plana uygunluğunu sağlamak,
• ÇDP, plan kararları ve uygulama hükümleri uyarınca, ilgili idarelere görev verilen konulardaki iş ve işlemleri zamanında tamamlamak amacıyla gerekli önlemleri almak ve denetimi sağlamak,
• Bu amaçla yasal süreçleri işletmek,
• İlgili kurum ve kuruluşların, idarelerin ve Çevre ve Orman Bakanlığının görevidir.
• Burdur Valiliği (Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü), İmar Kanunu (3194) ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri çerçevesinde alt ölçek planlamaları ve plan koşullarına uyumlu uygulamayı sağlamak amacıyla belediyelerin iş ve işlemlerini izler, denetimi sağlar, bu hükümlerde anılan ANA PLAN’ı hazırlar.
• İlgili kurum ve kuruluşlar, plana veri olarak işlenen koruma alanlarında, kullanım türü ne olursa olsun, yapılan aykırı uygulamayı bildirmekle yükümlü kılınmışlardır. ÇDP’na aykırı olarak yapılan alt ölçek planların ve uygulamaların saptanması halinde Bakanlığın bu işlemlerin iptalini ve uygun hale getirilmesini ilgili idarelerden istemesi aksi takdirde İç İşleri Bakanlığı’na suç duyurusunda bulunulması kararı verilmiştir.
• Ayrıca, merkezi yönetim birimlerinin Burdur İli sınırları içinde yer alması olası, ülke ve/veya İl kapsamında önemli etki ve değişiklikler oluşturabilecek, havalimanı, demiryolu, turizm alan ve merkezi, kamusal kullanım alanları gibi yatırımları gerçekleştirmeden önce, planlama aşamasında Burdur Valiliği ve ilgili belediyelerle ortak çalışması zorunludur.

V.3. BURDUR’DA DOĞAL VE KÜLTÜREL ÇEVRELERİN KORUNMASI, EKO-TURİZM ve KÜLTÜREL TURİZME YÖNELİK SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKA ÖNERİLERİ

• Avrupa Birliğine giriş sürecinde Burdur İli için doğal ve kültürel çevrelere ilişkin “Sürdürülebilir Koruma Politikaları” olarak nitelendirilen aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir :

• Eko-turizm ve kültürel turizm giderek yoğun bir şekilde talep görmektedir. Bu talep doğal ve tarihsel çevreler üzerinde giderek baskı oluşturacak ve sorunlara yol açabilecektir. “Sürdürülebilir Turizm” ilkeleri doğrultusunda karşılamaya yönelik olarak “Sürdürülebilir Koruma-Geliştirme Plan ve Projeleri” hazırlanmalıdır.
• Burdur İli’nde; turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi hedeflenirken, “DOĞAL” ve “TARİHSEL/KÜLTÜREL” çevrelerin korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak “VİZYON”, “SENARYO” ve “STRATEJİ ve POLİTİKALAR” geliştirilmelidir.
• Tarihsel ve doğal çevreler, “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramı doğrultusunda sadece taşınmaz kültürel varlıkları olarak değil, birer “Konut Stoku” ve “Doğa Rezervi” olarak görülmeli ve değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda, sadece koruma değil, sağlıklaştırma, onarım ve yenilemeyi de içeren planlama ve projelendirme çalışmaları yapılmalıdır.
• Burdur Belediyesi’ne ve İl Özel İdaresi’ne teknik ve parasal destek arttırılarak ve yaptıkları hizmetler denetlenerek yerinde koruma ve geliştirme politikaları uygulanmalıdır.
• Korumanın temelde ekonomik bir olgu olduğu gözetilerek, yapısını onarmak isteyenlere, doğal çevreyi koruma amaçlı çalışmalar yapmak isteyenlere teknik ve parasal yardım mekanizmaları oluşturulmalıdır.
• Bayındırlık İskan Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile, korumada önem taşıyan diğer kamu kuruluşlarının bu günkü bürokratik, ağır işleyen, sorun çıkaran, teknik olarak yetersiz niteliği mutlaka iyileştirilmelidir.
• Politikalara (Bakan’ a, Müsteşar’ a, ya da Genel Müdür’ e) göre günden güne değişen politikalar yerine uzun vadeli, ülke kaynaklarını ve önceliklerine göre saptanan politikalar oluşturulup uygulamaya konmalıdır. Kamu kuruluşlarının birbirleri ile olan teknik ve hukuki sürtüşmelerinden arındırılması ve eşgüdüm içinde çalışmalarının sağlanmasına yönelik yeniden yapılandırılmaları zorunludur.
• Burdur İli’ndeki belediyelerin doğal ve kültür varlıklarının korunmasına yönelik olarak özerk, yetkili ve etkin birimler oluşturmaları sağlanmalıdır. 5226 Sayılı Yasa doğrultusunda Koruma Uygulama ve Denetim Büroları’nın (KUDEB) kurulmasına öncelik verilmelidir.
• Sürekli, planlı, programlı ve projelere dayalı çalışma gerektiren doğa ve kültür varlıkların korunması çalışmalarında ve uygulamalarında, merkezi kuruluşlardan (Kültür ve Turizm Bak., Çevre ve Orman Bak., Bayındırlık ve İskan Bak., Maliye ve Gümrük Bak., vb.) Belediyelere kaynak aktarılmalı ve koruma geliştirme amaçlı projeleri desteklenmelidir.
• Doğa/kültürel koruma ve onarım konularına ağırlık veren Belediye İmar Programları ilgili bakanlıklarca desteklenmeli ve uygulama için kaynak aktarılmalıdır.
• Yörede yaşayan halkı doğal ve kültürel çevre konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek, halkı ve sivil toplum kuruluşlarının doğal çevre ve kültürel çevrelerin korunması konusuna olumlu katkı ve katılımlarının sağlanması en önemli uygulama aracı olarak görülmektedir. Çocuk yaştan başlayarak ülkedeki doğal ve kültürel zenginliğin öğretilmesi, tanıtılması ve sevdirilmesi büyük önem taşımaktadır.
• Bu noktada sivil toplum örgütlerine (meslek örgütleri, vakıflar, dernekler vb.) önemli görevler düşmektedir.


























KAYNAKLAR

“FINAL REPORT”,CONTROLLED URBAN GROWTH AND TOURISM MASTER PLAN STUDY, EKİM 2005, World Bank, Ürdün, Ministry of Tourism and Antiquties, G&G Danışmanlık Ltd. Şti. (Türkiye) ve UTTA Planlama & Danışmanlık Ltd. Şti. (Türkiye) ve TIBAH Consultants (Ürdün), Jordan River Foundation (STK) (Ürdün) ve TURATH Consultants (Ürdün) konsorsiyumu.
Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de Çevre Mevzuatı, Türkiye Çevre Vakfı Yayını, Ağustos 2001, Önder Mat.

GÜLÜN, E., 1996, “Avrupa Birliği ve Türkiye’de Çevre Politikaları”, Türkiye Çevre Vakfı Yayını.
ZİLELİOĞLU, H., 1992, “Avrupa Topluluklarında Çevre Politikası ve Hukuku”, Ankara Üniversitesi Basımevi.

BOLU İLİ “Çevre Düzeni Planı (2020) Kararları ve Uygulama Hükümleri
(1/100 000), UTTA Planlama, Projelendirme ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti ve Semra KUTLUAY Bürosu Ortak Girişimi, Burdur Valiliği, 2000.
TUNÇER, M., 2000, “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesinde Doğal Ve Kültürel Çevrenin Korunması”, “2000’li Yıllarda Yaşadığımız Çevre Ve Peyzaj Mimarlığı”, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü (24-25-26 Mayıs 2000).
Under the authority of the Jordanian Royal Society for the Conservation of Nature (RSCN), http://www.rscn.org.jo

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder